MAHKEMESİ :İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :28.12.2009
NUMARASI :Esas no:2006/127 Karar no:2009/555
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacılar vekili 28.6.2010 tarihli dilekçe ile, davalılardan Özcan hakkındaki temyiz taleplerinden, Özcan vekili de, aynı tarihli dilekçe ile kendisi hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinden vazgeçtiklerini bildirdiklerinden, davacıların davalılardan Özcan'a yönelik temyiz taleplerinin ve Özcan'ın kendisi hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin, kanun yolundan vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacıların diğer davalılar hakkındaki hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacıların, davalılardan Ömer hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazları yersizdir.
b-Mirasbırakan 18.4.2005 tarihinde ölmüş, geride yasal mirasçısı olarak kızları Tuba ve Mehtap kalmıştır. Mirasbırakanın sağken yurtdışından Türkiye'deki annesi davalı Sevim'e banka havalesiyle, 20.1.2004'de 100.000 Euro, 5.2.2004'te 130.000 Euro ve 7.4.2004 tarihinde 100.000 Euro olmak üzere toplam 330.000 Euro para gönderdiği anlaşılmaktadır. Davacılar bu paranın 230.000 Euro'sunun terekeye iadesini istemişlerdir. Gönderilen bu miktar paranın herhangi bir karşılığı gösterilememiştir. Davalı Sevim de, kendisine oğlu tarafından gönderilen bu paraların karşılığına ilişkin bir açıklamada bulunamamış, bu paranın mirasbırakanın Türkiye'deki harçamalarında sarfedildiğini ileri sürmüş, bu savunmasını kanıtlayamamıştır. Mirasbırakanın, yurtdışından bir karşılığı olmaksızın annesine gönderdiği bu miktar para, adı geçene karşılıksız kazandırma niteliğindedir. Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için, terekeye geri vermekle yükümlüdürler (TMK.m.669). Kendisine yukarıda açıklanan yolla kazandırma yapılan davalı Sevim yasal mirasçı olmadığına göre, adı geçene yapılan kazandırmanın mirasta denkleştirme hükümleri çerçevesinde terekeye iadesi hukuken olanaklı değildir. Mirasbırakanın davalı Sevim'e sağlığında yaptığı kazandırma başka bir hukuki ilişki ortaya konulmadığına göre, "karşılıksız teberru" niteliğinde olup, davacıların saklı payını zedelemiş ise koşullarının varlığı halinde ancak tenkise tabi tutulabilir. Öyleyse davacıların Sevim'e yönelik taleplerinin Türk Medeni Kanununun "tenkis" hükümleri (TMK.m. 507, 508, 560, 561 ve 565) çerçevesinde incelenip sonuca bağlanması gerekir. O halde tarafların delillerinin açıklanan hükümler çerçevesinde değerlendirilip, hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz olunan hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bu bentteki bozma sebebine göre, davacıların ve davalı Sevim'in diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davalılardan Ömer hakkındaki hükmün yukarıda (2.) maddenin (a) bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, davacıların davalılardan Özcan 0 hakkındaki hükme yönelik temyiz talepleri ile adı geçen bu davalının temyiz talebinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.04.2013 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy