MAHKEMESİ :Ankara 9. Aile Mahkemesi
TARİHİ :21.05.2012
NUMARASI :Esas no:2011/1190 Karar no:2012/772
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası istekleri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 02.07.2013 günü temyiz eden davalı-davacı D. K.vekili Av. Ç. D. ve karşı taraf davacı-davalı U. K.vekili Av. K. Ka.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-davalı koca tanıklarının beyanlarında geçen, kadına atfedilen hakaret olayından sonra evlilik birliğinin devam ettiği, bu sebeple önceki olayların affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı, hoşgörü ile karşılanan olayların kusur olarak kabul edilemeyeceği, boşanmaya neden olan olaylarda eşine fiziksel şiddet uygulayan davacı-davalı kocanın tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak da davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin(TMK.md.l74/l-2) reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Toplanan delillerden davalı-davacı kadının ev hanımı olduğu, herhangi bir geliri ve mal varlığı bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmuştur. O halde davalı-davacı kadın yararına kocanın mali gücüyle mütenasip uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, kadının çalışabilecek yaşta olması ve kocanın kıt kanaat geçindiğinden bahisle yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 990 TL. vekalet ücretinin Umut'tan alınıp Didem'e verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere yoksulluk nafakası ile ilgili bozma yönünden oybirliğiyle diğer yönlerden oyçokluğuyla karar verildi.02.07.2013(Salı)
KARŞI OY YAZISI
Davalı (karşı davacı) kadın'ın kocasına "aptal, salak, pısırık" şeklinde sözlerle hakaret ettiği ve "seni kimse kale almıyor sen eşmisin" diyerek aşağıladığı anlaşılmaktadır. Kocanın, eşinin bu davranışlarını hoşgörüyle karşıladığını kabule yeterli delil bulunmamaktadır. Tanığın, baba evine giden kadını ikna ederek ortak konuta getirmiş olması, kocanın, eşini hoşgördüğünü göstermez. Bu bakımdan tarafların "eşit kusurlu" olduklarına ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hüküm sadece kadın lehine yoksulluk nafakası takdir edilmek üzere bozulmalıdır. Bu sebeple kocayı ağır kusurlu kabul eden ve kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin sayın çoğunluğun bozma ilamına katılmıyorum.