MAHKEMESİ :Menderes Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :25.04.2012
NUMARASI :Esas no:2012/138 Karar no:2012/268
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "nafaka" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı (kadın) tarafından boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakanın mikarları yönünden; davacı- davalı (koca) tarafından ise kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece tarafların "eşit kusurlu" oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiştir. Oysa yapılan soruşturma ve toplanan delilerden; kocanın, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, başka kadınlarla görüştüğünü tanıklar yanında açıkça ifade ederek " ... onlar kadın, benim karım kadın değil" dediği ve defalarca eşine " paçavra, hizmetçi, evden git, seni istemiyorum" şeklinde sözler söyleyerek aşağıladığı dava açılmasından sonra da devam eden fiziki şiddet uyguladığı; davalı-davacı (kadın)'ın ise, kocası hakkında çirkin dedikodular çıkardığı, amcasının oğlunun karısıyla ilişkisi olduğunu söylediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylardan tarafların eşit değil; davacı -davalı (koca)'nın eşine göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Davalı-davacı az kusurlu ise de, mevcut olaylara göre evlilik birliğinin devamı eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olduğu da kuşkusuzdur. Az kusurlu olan davalı-davacı (kadın)'ın davaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında kadın bakımından korunmaya değer bir yararın kalmadığı, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi şartlarının davada gerçekleştiği görülmektedir. Bu bakımdan kadının boşanma davasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, sonucu bakımından doğru olan boşanma kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması uygun bulunmuş (HUMK. md. 438/9), davalı- davacı (kadın)'ın bu yöne ve aşağıdaki bendin dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları ile kocanın nafakalara ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda birinci paragrafta açıklanan sebeplerle boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı (kadın)'ın eşit kusurlu değil, diğer tarafa göre daha az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus dikkate alınarak, davalı-davacı (kadın) yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken; tarafların eşit kusurlu olduğundan bahisle bu isteklerin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda l. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.09.2012 (Salı)