MAHKEMESİ :Dazkırı Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :27.12.2010
NUMARASI :Esas no:2010/2 Tereke Karar no:2010/5
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, miras ortaklığına temsilci atanmasına ilişkin olup, mirasbırakanın alacaklısı tarafından açılmıştır. Davacı alacaklı, mirasbırakanın sağlığında oğlu E..a doğrudan ve dolaylı olarak yaptığı temliki tasarruflar için İcra İflas Kanununun 278'nci maddesine dayanarak "tasarrufun iptali" davası açtığını ileri sürerek bu taşınmazların terekeye dönmesini sağlamak ve alacağını bu yolla tahsil etmek amacıyla miras ortaklığına temsilci atanmasını istemektedir.
Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir (TMK. md. 640/1) ve miras ortaklığının varlığı durumunda, mirasçılardan birisinin istemi üzerine ortaklığa paylaşmaya kadar bir temsilci atanabilir (TMK. md. 640/3). Olayda borçlu mirasbırakan 11.12.2009 tarihinde ölmüş, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından miras 28.01.2010 tarihinde reddedilmiştir. Bu halde, tereke kendiliğinden (re'sen) iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabidir (TMK. md. 612/1). Böyle bir durumda mirasbırakanın alacaklısı tarafından terekeye karşı açılacak davalarda husumetin "tasfiye memurluğuna" yöneltilmesi olanaklıdır (TMK. md. 635/2). O halde, mirasbırakanın alacaklısının terekeye temsilci atanmasını istemekte hukuki yararı yoktur. Kaldı ki en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından miras reddedildiğine göre, ortada bir miras ortaklığı da kalmamıştır. Bu hususlar dikkate alınarak davanın reddi gerekirken yazılı şekilde temsilci atanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.15.10.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy