MAHKEMESİ :Antalya 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :16.04.2012
NUMARASI :Esas no:2011/204 Karar no:2012/451
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı (koca) tarafından; her iki boşanma davası, kadın yararına hükmedilen nafaka ve manevi tazminat, ziynetler ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.06.2013 günü temyiz eden davalı-davacı H. A. vekili Av. İ.A..ve karşı taraf davacı-davalı A. S. A. vekili Av. N. T. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden kocanın "evliliğe hazır olmadığını" söyleyerek eşini eşyalarıyla birlikte Türkiye'ye baba evine gönderdiği, kadının da "kocasını istemediğini" söylediği ve kocasına vurmaya kalkıştığı, bu suretle tarafların karşılıklı olarak birlikte yaşamaktan kaçındıkları anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Bu sonuca ulaşılmasında tarafların her ikisi de aynı oranda kusurludur. Gerçekleşen bu duruma göre koca da boşanma davası açmakta haklıdır. Öyleyse koca tarafından açılan karşı boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile karşı boşanma davasının reddedilmesi doğru bulunmamıştır.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. Maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde ziynetlerle ilgili bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 1. bentteki bozma sebebine göre yeniden karar verilmesi gerekli hale gelen kadının boşanma davası ve fer'ilerinin 2. bentteki bozma sebebine göre de ziynetlerin esasının ve bununla ilgili vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin Arzu'dan alınıp Hakan'a verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05.07.2013