MAHKEMESİ :Bandırma Aile Mahkemesi
TARİHİ :03.11.2011
NUMARASI :Esas no: 2010/33 Karar no:2011/742
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından, kocanın davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, tazminatların reddi, nafakaların miktarları yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve kendi manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların ortak çocuğu 02.09.2006 doğumlu olup, anne bakım ve ilgisine muhtaç çağdadır. Tarafların fiilen ayrıldıktan sonra davacı-davalı kadının Bandırma’da davalı-davacı kocanın ise Eskişehir’de yaşadıkları, fiili ayrılık süresi içinde de çocuğun anne yanında kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece görüşlerine başvurulan uzmanlar da, ayrılık süresi içinde çocuğun anne yanında annesi veya bir başka kişi tarafından olumsuz bir muameleye maruz kalmadığını, velayetin anneye verilmesinin çocuğun yararına olacağını bildirmişlerdir. Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun yararıdır. Mahkemece, annenin bir başka erkekle ilişkisi gerekçe gösterilerek velayet babaya verilmişse de; bir başka kadınla birlikte yaşadığı sabit olduğuna göre, gösterilen gerekçe baba için de geçerlidir. Bu yönüyle mahkemenin gerekçesinde bir tutarlılık bulunmamaktadır. Durum böyleyken, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesis doğru olmamıştır.
3-Davacı-davalı (kadın)'ın bir başka erkekle birlikte yaşadığı, bu ilişkisini dava açıldıktan sonra da devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Fiilen evliymiş gibi bir başka erkekle yaşama yoksulluk nafakası verilmesine engel olur. Bu husus gözetilmeden kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kadın yararına, 3. bentte gösterilen sebeple de koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17.09.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy