MAHKEMESİ :Kartal 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :10.05.2010
NUMARASI :Esas No:2009/1085 Karar No:2010/475
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 18.10.2011 gün ve 15922 - 16251 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1- Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı kadına 28.09.2009 tarihinde yapılan dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligat muhatabın hangi nedenle adreste bulunmadığı tevsik edilmediğinden usule aykırıdır. Mahkemece bu tebliğ mazbatasının PTT işletmesine gönderilerek memur eliyle eksik hususların sonradan tamamlattırılmış olması bu tebligatı geçerli hale getirmez. Tebligat Yasasının 20, 21 ve özellikle tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur (Y.H.G.K'nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı). Olayımızda muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir (Teb.K.md.23/7). Bu hali ile davalı kadına gönderilen dava dilekçesi tebligatı geçersizdir. Bu durum savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. O halde mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün usule uygun olarak tebliği ve gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve hasıl olarak sonucuna göre karar vermek gerekirken davalının yokluğunda hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
2-Boşanma davası açılınca hakim eşlerin ve ergin olmayan çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK.md.169). Mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çalışıp çalışmadıkları ve gelir durumu ile ergin olmayan çocukların tarafların hangisinin yanında kaldığı tespit edilerek Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince gerekli tedbirlerin alınmasının düşünülmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Ancak bu hususların temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırılmış olduğu anlaşılmakla, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin onama kararının kaldırılmasına, hükmün gösterilen sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 ve devamı maddeleri gereğince yukarıda açıklanan sebeple davalının karar düzeltme talebinin KABULÜNE, dairemizin 18.10.2011 gün 15922 - 16251 karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, temyiz edilen hükmün yukarıda l. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının ve karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2012 (Pzt.)