MAHKEMESİ :Gölhisar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :19.07.2011
NUMARASI :Esas no:2010/173 Karar no:2011/118
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı tarafından; her üç dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı kadının, kocanın kabul edilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda;
Toplanan delillerden davalı-karşı davacı kocanın 02.8.2010 tarihinde davacı-karşı davalı kadına noter aracılığı ile eve dön çağrısı gönderdiği anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı koca eve dön ihtarı göndermekle davacı-karşı davalı kadından bu tarihe kadar kaynaklanan kusurlu davranışları affetmiş olup, artık bu olaylara dayanarak boşanma talebinde bulunamaz. İhtar tarihinden sonra davacı-karşı davalı kadından kaynaklanan boşanmaya neden olabilecek önem ve mahiyette yeni bir olayın varlığı da iddia ve ispat edilmiş değildir. O halde davalı-karşı davacı kocanın karşı boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı- karşı davalı kadının reddedilen kendi boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı kocanın barışmak amacıyla gittiği kadının baba evinde kadına yönelik olarak "Geliyorsan benimle gel, gelmiyorsan bir daha karım yok, gelirsem çocuğumu görmeye gelirim, bir daha gelmem, zaten seni bir inat uğruna karı yaptım, sen karı olacak adam değilsin" diyerek hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-karşı davalı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı-karşı davalı kadının bağımsız tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı-karşı davalı kadın 22.09.2010 tarihinde TMK'nın 197. maddesine dayalı olarak kendi ve müşterek çocuk için tedbir nafakası istemiyle dava açmış olup davası, 28.12.2010 tarihli birleştirme kararı ile boşanma dava dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında 19.07.2011 tarihli ara kararı ile müşterek çocuk yönünden kısmen kabule, davacı-karşı davalı kadın yönünden ise redde karar verilmiştir. Davalar birleştirilse dahi her dava ayrı ayrı bağımsızlığını korur ve her dava hakkında nihai kararla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulur. Mahkemece bu hususa riayet edilmeksizin açılan tedbir nafakası davasının ara kararı ile sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.11.2012 (Per.)