MAHKEMESİ :Bakırköy 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :11.06.2012
NUMARASI :Esas no:2010/318 Karar no:2012/513
Taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özelikledelillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamıdışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava, 12.4.2010 tarihinde açılmış; davacı, 9.7.2010 tarihli ilk oturumda, davalının "boşanmak istemediğini" bildirmesinden sonra; "..davalıdan herhangi bir nafaka ve tazminat istemediğini"söylemiştir. Davacının bu beyanı tazminat ve yoksulluk nafakası isteğinden feragat niteliğindedir.Bu husus dikkate alınarak davacının maddi tazminat ve yoksulluk nafakası isteğinin reddigerekirken, davacı yararına Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi gereğince maddi tazminat veaynı yasanın 175.'nci maddesi gereğince yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı, 9.7.2010 tarihli oturumda nafaka istemediğini beyan etmiş, daha sonra 4.11.2010 tarihinde vekili tarafından verilen dilekçe ile tedbir nafakası talep edilmiştir. Böyle bir durumda, davacının önceki "nafaka istemediği" yönündeki beyanı, o tarihe kadar ki nafaka hakkında feragat niteliğindendir. Bu durum sonradan tedbir nafakası istemesine engel değil ise de, böyle bir durumda tedbir nafakasına dava tarihinden değil, istek tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Bu husus dikkate alınmadan davacı yararına dava tarihinden geçerli olmak üzere tedbir nafakası takdir edilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda (1). bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ikinci bentteki bozma sebebinde oyçokluğuyla, birinci bentteki onama ve üçüncü bentteki bozma sebebinde oybirliğiyle karar verildi.04.03.2013(Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Davacının ilk oturumdaki "davalıdan herhangi bir nafaka ve tazminat talebim yoktur" şeklindeki beyanı, tazminat ve yoksulluk nafakası haklarından feragat niteliğinde görülemez. Bir beyanın haktan feragat olarak nitelendirilebilmesi için, bu iradeyi açık, kesin ve duraksamasız olarak ortaya koymuş olması gerekir. Oysa davacının beyanı, tazminat ve nafaka hakkından, bunların sonradan istenmesine mani olacak şekilde feragat niteliğinde değildir. Bu bakımdan davalının tazminat ve yoksulluk nafakasının esasına ve miktarlarına ilişkin temyiz itirazları incelenmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun yukarıda ikinci bentteki bozma görüşüne iştirak etmiyorum.
Full & Egal Universal Law Academy