MAHKEMESİ :Muğla 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :29.5.2012
NUMARASI :Esas no:2010/537 Karar no:2012/684
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; koca tarafından açılan boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddi tazminat isteğinin reddi, nafakaların ve manevi tazminatın miktarı, vekalet ücreti ve yargılam giderleri yönünden, davacı-davalı (koca) tarafından ise; temyize verdiği cevap dilekçesi ile kusur belirlemesi, manevi tazminat, faiz, vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 9.9.2013 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı E..K. D.geldi vekili gelmedi. Karşı taraf davacı-davalı M.D..ile vekili gelmediler. konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece yapılan tahkikat ve toplanan delillerle , boyanmaya yol açan olaylarda davacı-davalı kocanın eşine hakaret ettiği , şiddet uyguladığı ve kusurlu bulunduğu gerekçe gösterilerek boşanmaya ve belirlenen bu kusur durumunun sonucu olarak davalı-davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmiştir. Toplanan delillerden davacı-davalı kocaya kusur olarak yüklenen şiddet olaylarının , Muş ilinde birlikte yaşarken gerçekleştiği ve bu olaylardan sonra tarafların birlikte tayin isteyerek Muğla iline taşındıkları ve boşanma davası açılana kadar uzunca bir süre birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Şiddet olayından sonra tarafların barışarak birlikte yaşamaya devam etmeleri karşısında, barışma tarihinden önceki olayların taraflarca affedildiği , en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. Affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylar boşanma davalarında taraflara kusur olarak yüklenemez. Toplanan delillerden her iki tarafın diğerine hakaret içeren sözler söyledikleri ve evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yeterince yerine getirmedikleri anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre taraflar boşanmaya neden olan olaylarda eşit oranda kusurludur. Mahkemece davacı-davalı kocanın tamamen kusurlu bulunduğuna ilişkin gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi isabetsiz ise de belirlenen eşit kusur durumuna göre de boşanmaya karar verilebileceğinden, mahkemenin boşanmaya yönelik gerekçesi düzeltilmek sureti ile (HMUK.md.43 8/7) tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan nedenlerle boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduğu anlaşılan davalı-davacı kadın yararına manevi tazminata (TMK.md. 174/2) hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Boşanmanın fer'i (eki) niteliğindeki tazminatların kabulü veya reddi halinde vekalet ücretine hükmedilemez. Bu yön nazara alınmaksızın manevi tazminat yönünden red ve kabul oranında taraflar yararına, maddi tazminatın reddi nedeniyle de davacı-davalı koca yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
4-Kabule göre de; boşanmanın fer'i (eki) niteliğinde olan manevi tazminata (TMK.md. 174/2) boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği dikkate alınmadan , dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davacı-davalı koca, 3. bentte gösterilen sebeple taraflar yararına BOZULMASINA, boşanma davasının gerekçesinin düzeltilmek suretiyle, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.09.2013