MAHKEMESİ :Ordu Aile Mahkemesi
TARİHİ :30.09.2011
NUMARASI :Esas no:2010/79 Karar no:2011/403
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından; kusur tespiti, kendisinin reddedilen tazminat talepleri, kadın yararına hükmolunan maddi tazminat, , davalı-davacı kadın tarafından ise, hükmedilen maddi tazminat nedeniyle lehine vekalet ücreti verilmemesi ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmiş ve davacı-davalı koca tarafından incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de, duruşma isteyenin, buna ilişkin gideri yatırmadığı anlaşıldığından, duruşma isteğinin reddine, evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verilip, evrak incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-davalı kocanın, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, davalı-davacı kadının eve dönmesi için ihtar göndermekle de bu tarihten önceki davalı-davacı kadının kusurlu davranışlarını hoşgörü ile karşıladığı, kadının eve dönmesinden sonra da kadından kaynaklanan kusurlu bir davranışın varlığının kanıtlanmadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacı-davalı kocanın tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir.Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Öyle ise Türk Medeni Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2)
Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacı-davalı kocanın tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalı-davacı kadına atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön davalı-davacı kadın tarafınadn temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Tarafların temyizen hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kocanın tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı-davacı kadının maddi tazminat isteği olmadığı halde, istek dışına çıkılarak davalı-davacı kadın yararına maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir (HUMK.md.74).
c-Davacı-davalı kocanın tam kusurlu olduğu ve eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmakla, davalı-davacı kadın yararına manevi tazminat (TMK.md.174/2) koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından, davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, kusur tespitinin yanlış yapılması suretiyle davalı-davacı kadının manevi tazminat isteğinin tümüyle reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple maddi tazminat yönünden koca yararına, 2/c bendinde gösterilen sebeple kusur tespiti ve manevi tazminat yönünden kadın yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı-davacı kadının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17.09.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy