MAHKEMESİ :Fatih 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :21.6.2011
NUMARASI :Esas no:2009/650 Karar no:2011/431
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, ziynet ve eşya alacağı ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece hükmedilen ziynet ve eşyaların cins ve bedelleri hükümde ayrı ayrı gösterilmeksizin bilirkişi raporuna atıfta bulunmakla yetinilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. Maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece davalı davacıyla aynı oranda kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden taraflar arasında gerçekleşen olaylardan sonra davalı kocanın kadına Bakırköy 8. Aile Mahkemesinin 2008/66 değişik iş sayılı dosyası ile terk ihtarı gönderdiği anlaşılmaktadır. Davalı terk ihtarını göndermekle eşinden kaynaklanan kusurlu davranışları affetmiş en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır. Bu durumda eşine fiziksel şiddet uygulayıp, güven sarsıcı davranışta bulunmakla itham eden koca tam kusurludur. Hal böyle iken mahkemece tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü ile bu hatalı kusur belirlemesi sonucu davacı kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle ziynet ve eşyalar ile kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamına göre ziynet ve çeyiz eşyalarına yönelik işin esasının ve buna ilişkin vekalet ücreti talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.10.2012 (Pzt.)