MAHKEMESİ :İzmir 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :18.06.2012
NUMARASI :Esas no:2011/482 Karar no:2012/569
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar, velayet ve ziynetler yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.09.2013 günü temyiz eden davalı F.H.K.vekili Av.N. D. G.ve karşı taraf davacı F. K.vekili Av. N. K.A.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece yapılan tahkikat ve toplanan delillerle , boşanmaya yol açan olaylarda davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşine yönelik şiddet içeren davranışlarda bulunduğu kabul edilerek boşanmaya ve belirlenen bu kusur durumunun sonucu olarak da davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK.md.174/1,2) hükmedilmiştir. Davalı kocanın şiddet içeren davranışlarda bulunduğuna yönelik tanık beyanları görgüye dayalı olmayıp, duyuma dayanan ve üçüncü kişilerden aktarılan beyanlardır. Ayrıca gerçekleştiği ileri sürülen bu şiddet olayından sonra, taraflar bir süre ayrı yaşamışlarsa da , 2010 yılı aralık ayı içerisinde barışarak yeniden bir araya gelmişler ve 2010 yılı nisan ayma kadar müşterek konutta evlilik birliğini sürdürmüşlerdir. Hal böyle olunca barışma tarihinden önceki olayların taraflarca affedildiği , en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar boşanma davalarında taraflara kusur olarak yüklenemez. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere; taraflar arasında gerçekleşen ve ayrılığa neden olan son hadise; davalı kocanın ortak konuttan ayrılması ve evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmemesidir. Davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki başkaca hadiselerin varlığı kanıtlanamadığına göre , davacı kadın yararına manevi tazminata (TMK.md. 174/2) hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 990 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09.09.2013
.
Full & Egal Universal Law Academy