MAHKEMESİ :Bakırköy 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :03.07.2012
NUMARASI :Esas no: 2011/70 Karar no:2012/718
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, davalı kadının kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı kadının evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, buna karşın davacı kocanın da birlikte yaşamaktan kaçınarak birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan hadiselerle tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Eşit kusur halinde de boşanma kararı verilebileceğine göre, mahkemenin boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, davalının boşanmaya yönelik temyiz talebinin reddi ile boşanmaya ilişkin hüküm gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK.md.438/son) karar verilmesi gerekmiş ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda açıklandığı gibi, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşit kusurlu oldukları davacı kadının herhangi bir gelir getirici işinin bulunmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği ve Türk Medeni Kanunun 175. madde koşullarının davalı kadın yararına gerçekleştiği anlaşılmaktadır. bu durumda kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün de gerekçesinin değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.27.03.2013 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy