MAHKEMESİ :Kayseri 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :09.06.2011
NUMARASI :Esas No:2011/256 Karar No:2011/549
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 21.05.2012 gün ve 16798-13707 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 203.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 43.90 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi.03.12.2012 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Boşanma davası 10.03.2011 tarihinde açılmış, davalı süresi içinde yetki itirazında bulunmuş, bu itiraz incelenip sonuca bağlanmadan, davacı 9.6.2011 tarihli ilk oturumda davadan feragat etmiştir. Davadan feragat, davacının, üzerinde tasarruf hakkında sahip olduğu davayı sona erdiren tek taraflı bir irade açıklaması olup, bu beyan mahkemeye ulaştığı anda kesin hükmün hukuki neticelerini kendiliğinden hasıl eder (HUMK.md.95/1). Feragatle, dava sona erer ve derdestlik vasfını kaybeder. Böyle bir durumda, dava açılmasının usul hukuku bakımından sonucu olan "mahkemenin davayı inceleme zorunluluğu" kalmaz. Eş deyişle, dava açılmasının maddi hukuk ve usul hukuku açısından doğurduğu sonuçlar da, feragatle ortadan kalkar. Bunun sonucu olarak mahkemenin, ileri sürülen yetki itirazını inceleyip sonuca bağlaması da artık gerekmez. Sayın çoğunluk "yetki itirazı çözülmedikçe feragat sebebiyle hüküm tesis edilemez." görüşündedir. Bu görüşün kabulü, feragatin davaya son veren bir taraf işlemi olması özelliği ile bağdaşmaz. Bu durum ilk itirazla ilgili delil toplanmasını gerektireceği gibi, sona ermiş bir davayı, her türlü usulü işlemi yapılmasına açık hale getirir. Bu şekilde davaya devam olunması, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğinde bu yönde karar tesisini, kesinleşmesi halinde davacıya feragat ettiği bir dava için yetkili mahkemeye başvurma zorunluluğunu yükler. Böyle bir başvuru yapılmadığı takdirde de usulen"davanın açılmamış hale gelmesi" sonucunu hasıl eder. Bu ise, "davadan feragatin" kesin hüküm etkisini ortadan kaldırır. Açıklanan sebeple davacının karar düzeltme talebinin kabul edilerek Dairemizin bozma kararının kaldırılarak, temyize konu hükmün onanması gerektiğini düşündüğümüz için sayın çoğunluğun onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy