MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :22.05.2012
NUMARASI :Esas no:2010/378 Karar no:2012/442
Taraflar arasındaki "tedbir nafakası ve tasarruf yetkisinin sınırlandırılması" davası ile buna karşı açılan "boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından, kocanın karşı boşanma davası, karşı boşanma davasına verdiği cevap dilekçesindeki talepleri, yoksulluk nafakası, tedbir nafakasının ve lehine hükmedilen tazminatların miktarları yönünden; davalı-karşı davacı (koca) tarafından da kusura ilişkin gerekçesi, velayet, kişisel ilişki ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle koca tarafından açılan karşı boşanma davasında, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi şartlarının gerçekleşmiş olmasına, mahkemenin de 166/1'e dayalı olarak değil, 166/2. maddeye istinaden boşanma kararı vermiş bulunmasına, hüküm sonucunda Medeni Kanunun 166/2. maddesi yerine 166/1. maddesinin yazılmış olmasının açık hata niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin imkan dahilinde olmasına, davacı-karşı davalı (kadın)'ın, karşı boşanma davasına verdiği cevap dilekçesindeki "karşı boşanmaya" ilişkin talebinin, karşı davaya karşı dava açılması mümkün olmadığından mahkemece dikkate alınmadığının anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı (kadın)'ın bu yönlere ilişkin temyiz itirazları ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları ile davalı-karşı davacı (koca)'nın yine aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2-Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda koca, eşine göre ağır kusurlu kabul edilmiş, mahkemenin bu kabulü dosya kapsamıyla da uyumlu bulunmuştur. Davacı-karşı davalı (kadın)'ın çalışmadığı ve herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı toplanan delillerle gerçekleşmiştir. Bu durumda davacı-karşı davalı (kadın) yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi gereğince diğer tarafın mali gücü oranında uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3-Tarafların müşterek çocuğu Betül'ün velayeti annesine bırakıldığı halde, bu çocukla babasının kişisel ilişkisine dair bir düzenleme yapılmamış olması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davalı tarafından açılan karşı boşanma davası kabul edildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren koca yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti tayin edilmemiş olması doğru olmadığı gibi, karşı davalı yararına tek vekalet ücreti yerine iki ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kadın yararına, 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle de koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.04.2013 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy