MAHKEMESİ :Ünye 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :27.09.2011
NUMARASI :Esas no:2010/742 Karar no:2011/437
Taraflar arasındaki boşanma ve nafaka davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kadın tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı kocanın boşanma davası yönünden;
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı-davalı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2-Davalı-davacı kadının birleşen nafaka davası yönünden;
Kadın tarafından boşanma davasından önce 20.09.2010 tarihinde bağımsız olarak açılan nafaka davası boşanma davasıyla birleştirilmiştir. Davacı-davalı kocanın, eşini ailesinin yanına gönderdiği, onunla birlikte yaşamaktan kaçındığı ve bu suretle birlik görevlerini yerine getirmediği toplanan delillerle gerçekleştiğine göre, davacı-davalı ayrı yaşamakta ve nafaka talep etmekte haklıdır. Bu durumda; Türk Medeni Kanununun 197/2. maddesi gereğince davacı-davalı yararına uygun miktarda tedbir nafakası takdiri gerekirken, birleşen nafaka davasının reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle her iki dava yönünden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.09.2012(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy