MAHKEMESİ :Çivril Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :24.05.2012
NUMARASI :Esas no:2011/233 Karar no:2012/284
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi kapsamında kalan boşanmanın eki niteliğindeki tazminat taleplerinin reddedilen kesimleri yönünden karşı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece "esas dosyada (boşanma) nafaka hususunda karar verildiği" gerekçesi ile davalı-davacı kadının birleştirilen nafaka davası yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm tesis edilip, bu dava sebebiyle davacı-davalı koca yararına vekalet ücreti takdir edilmiştir. Ne var ki; davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 197 maddesine dayanan nafaka davası kocanın açtığı boşanma davasından önce olup, bağımsız olarak açılan bu dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı-davalı (koca) yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur. Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yuykarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.01.04.2013(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy