MAHKEMESİ :Bursa 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :19.06.2012
NUMARASI :Esas no:2010/990 Karar no:2012/757
Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından, iştirak nafakası ve yargılama gideri yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi, manevi tazminat, tedbir nafakası, velayetler ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Müşterek çocuklardan 1997 doğumlu İbrahim'in velayeti babaya, diğer çocukların velayeti ise anneye bırakılmıştır. Türk hukukunun da bir parçası olan "Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve "Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin" 3. ve 6. maddeleri; çocukları ilgilendiren konularda idrak çağındaki çocukların görüşünün alınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Velayet düzenlemesi; çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Yaşı nedeniyle idrak çağında olduğu kabul edilmesi gereken çocuklar 2000 doğumlu Cansel ve Yunus Emre 14.03.2011 tarihli uzman raporunda davacı-davalı anne ile kalmak istemediklerini bildirdikleri ve çocukların uzmana baskı altında bu şekilde beyanda bulunduklarına ilişkin bir delil ve olgu bulunmadığı ve yine 11.05.2012 tarihli uzman raporunda da müşterek çocukların davalı-davacı babaya verilmesinin uygun olacağının bildirildiği anlaşılmaktadır. Çocukların velayetlerinin annelerine verilmesini gerektirir bir üstün yararları da ortaya çıkmış değildir. Diğer yandan; aksinin kabulünü gerektirir ciddi bir sebep bulunmadıkça; velayet düzenlemesinde, çocukların kardeşlik ve paylaşım duygusunun gelişimi için "kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesi"de esastır. Açıklanan hususlar gözetildiğinde; velayet düzenlemesinde, her iki çocuğun üstün yararının; velayetlerinin babaya verilmesini gerektirdiği halde; mahkemece yazılı gerekçeyle velayetlerin anneye verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı kadının iştirak nafakalarının miktarına yönelik temyizinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Emine'ye yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Ahmet'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2013 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy