MAHKEMESİ :Antalya l. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :30.05.2012
NUMARASI :Esas no:2010/467 Karar no:2012/219
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Muris 13.11.2009 tarihinde ölmüş, davalı 5.2.2010 tarihinde mahkemesine müracaat ederek "mirası kayıtsız şartsız reddettiğine" dair beyanda bulunmuş, anılan mahkemece bu beyanın 11.06.2010 tarihinde tesciline karar verilmiştir Mirasın reddi kararının iptali davası 2.11.2010 tarihinde açılmıştır. Mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin beyanı tutanakla tespit edilmiş olması (TMK.md. 609/3) koşuluyla sulh hakimine ulaştığı andan itibaren sonuç doğurur ve miras bu tarihten itibaren reddedilmiş sayılır. Reddeden mirasçı bu tarihten itibaren mirasçı sıfatını kaybeder. Şu halde ret tarihi buna ilişkin beyanın sulh hakimine ulaştığı tarihtir. Türk Medeni Kanununun 617/1. maddesinin açık hükmü karşısında ret tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Öyleyse hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 12.06.2013 (Çar.)
KARŞI OY YAZISI
Mirasın gerçek reddi işlemi ( TMK. md. 605/1); yasal ve atanmış mirasçılar bakımından, ret talebinin Türk Medeni Kanununun 609. maddesinde gösterilen usulde sulh mahkemesine yazılı veya sözlü bildirimin ulaşmasıyla sonuç doğurur. Bu beyan ulaşmakla, irade bozukluğu sebepleri bulunmadıkça, mirasçı beyanını geri alamaz. Mirası bu şekilde reddeden mirasçının alacaklısının reddin iptaline ilişkin dava hakkı ise, Türk Medeni Kanununun 617/1. maddesi uyarına " ret tarihinden " başlar ve altı aylık hak düşürücü süre içinde bu hak kullanılmalıdır. Kanundaki, mirasçının alacaklısı için öngörülmüş, " ret tarihi" olarak belirtilen sürenın başlangıcı; " mirasçının ret beyanının mahkemeye ulaşması tarihi olarak yorumlanamaz. Bu ulaşma tarihi mirasçının kendisi için Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesindeki üç aylık ret süresinin başlangıcı için esas alınır. Zira, sulh mahkemesi kendisine Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesi uyarınca yapılmış ret başvurusunu; süre, mirasçılık hakkı bulunup bulunmadığı, koşullu olup olmadığı, vekille yapılmış ise vekilin özel yetkisi bulunup bulunmadığı gibi, hakkı engelleyici ve düşürücü unsurlar yönünden inceleyecek; Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını bir tutanakla tespit edip, özel kütüğüne tescil edecektir. Alacaklının bu tespit ve tescil işleminden önce mirasın reddedildiğini öğrenme olanağı olduğunun kabulü, hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle, alacaklının altı aylık hak düşürücü süresinin başlangıcı için, kanunda belirtilen "ret tarihi" mahkemenin açıklanan şekilde verdiği "tespit ve özel kütüğe tescil kararı tarihi" olarak kabule edilmelidir. Aksi kabul, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurur. Davacının iptal başvurusu süresindedir. Mahkemenin reddin iptaline ilişkin kararının esasının temyizen incelenmesi gerekir. Değerli çoğunluğun bozma kararına açıkladığım nedenlerle katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy