MAHKEMESİ :Bakırköy 6. Aile Mahkemesi
TARİHİ :08.08.2012
NUMARASI :Esas no:2011/200 Karar no:2012/451
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, çocukların anneleri tarafından Aralık 2009 tarihinde babanın muvafakatiyle Avusturya'dan Türkiye'ye getirildiği doğru ise de; daha sonra dönmemek suretiyle davalı annenin çocukları haksız olarak alıkoyduğu, bunun sonucu babanın çocukları üzerindeki kanundan doğan haklarının ihlal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 1980 tarihli Türkiyenin de taraf olduğu Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşmenin aradığı "haksız alıkoyma" gerçekleşmiştir. Geri dönmelerinin; çocukları fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı veya başka bir şekilde müsamaha edilmeyecek bir duruma düşüreceği yolunda ciddi bir risk bulunduğuna ilişkin bir delil ve olgu ortaya konulmamıştır. Çocukların salt yaşları nedeniyle anne bakım ve şevkatine muhtaç olması böyle bir riskin varlığını kabule yeterli değildir. İade isteğinin reddedilmesini gerekli kılan sözleşmede öngörülen diğer sebepler de davada gerçekleşmemiştir. Sözleşme hükümlerinin çocukları yer değiştirmesinin zararlı etkilerinden korumaya yönelik tedbir niteliğinde olduğu da dikkate alınarak iade talebinin kabulü gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ; Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 12.11.2012 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Uzman bilirkişiler düzenledikleri ortak raporda; çocukların yaşadıkları sosyal ve akademik çevreye alıştıklarını, çocukların yabancı dil bilmemeleri nedeniyle yabancı ülkeye adaptasyonlarının zor olacağından psikososyal, fiziksel ve akademik gelişimleri için çocukların annelerinin yanında kalmalarının uygun olacağını belirtmişlerdir.
İdrak çağında bulunan küçük İrfan Koyuncu mahkemede alınan beyanında annesi ile birlikte Türkiye'de kalmak istediğini beyan etmiştir.
İdrak çağındaki küçüğün beyanı, bilirkişi raporu ve Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Vechlerine Dair Sözleşmenin 13/a maddesinin 2. fıkrası dikkate alındığında yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı düşüncesindeyim.
Yukarıda açıklandığım sebeplerden dolayı yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyim. Bu nedenlerle değerli çoğunluğun bozma görüşüne katılmıy
Full & Egal Universal Law Academy