MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından; kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19.9.2013 günü temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-davalı ... ile vekilleri gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların karşılıklı sadakatsiz davranışlar sergileyip, yine karşılıklı olarak birlik görevlerini ihmal ettikleri, davalı-davacı kocanın ayrıca eşine fiziki şiddet uyguladığı, böylece boşanmaya neden olaylarda davalı-davacı kocanın eşine göre daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.09.2013 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Değerli çoğunluğun da kabul ettiği gibi; boşanmaya neden olan olaylarda eşine göre davalı-davacı koca daha ağır kusurludur. Gerek davacı-davalı kadının, gerekse davalı-davacı kocanın sadakat yükümlülüğünü ağır surette ihlal ettikleri, kocanın halen bir başka kadınla yaşadığı ve ondan evlilik dışı iki çocuğunun olduğu, kadının da dava açılmasından bir süre öncesine kadar yaklaşık iki yıl süre ile bir başka erkekle karı koca hayatı yaşadığı sabittir. Kadının mevcut mali durumunun yoksulluk nafakası gerektirdiği ve kusurunun derece olarak daha az olması sebebiyle yararına yoksulluk nafakası (TMK.m.175) talep edebilme koşullarının da gerçekleştiği sabittir. Yoksulluk nafakası gelecek yıllarda devam edecek bir yükümlülüktür. Davacı-davalı kadın için yoksulluk nafakası bir hak olarak doğmuştur. Ne var ki bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK.md.2/2). Davacı-davalı kadının boşanma sebebi ve kendisi için kusur oluşturan sadakat yükümlülüğünü ağır surette ihlal ederek iki yıl süreyle bir başka erkekle yaşaması karşısında; gelecek yıllarda da devam edecek şekilde yoksulluk nafakası talep etmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Hükmün sadece yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmek üzere bozulması, hükmün diğer bölümlerinin değerli çoğunluk gibi onanması gerektiğini düşünüyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy