MAHKEMESİ :Kocaeli 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :14.6.2012
NUMARASI :Esas no:2011/678 Karar no:2012/405
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "tasarruf yetkisinin sınrılandırılması" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davası yönünden; davacı-davalı (koca) tarafından ise; katılma yoluyla yetkisizlik kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kadın, temyiz dilekçesi ile sadece tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davasını temyiz etmiş, yetkisizlik kararını temyiz etmediğini de açıkça belirtmiştir. Davacı-davalı koca ise buna karşılık süresinde vermiş olduğu katılma yoluyla temyiz dilekçesinde yetkisizlik kararını temyiz etmiştir. Katılma yoluyla temyiz isteği asıl temyiz isteğine sıkı sıkıya bağlıdır. Davalı-davacının tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davasını temyiz etmesi karşısında davacı-davalının katılma yoluyla yetkisizlik kararına yönelik temyiz isteğinin incelenemeyeceği anlaşıldığından davacı-davalının yetkisizlik kararına yönelik karşı temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı-davacı kadın, usulüne uygun olarak açtığı karşı dava dilekçesinde davacı-davalı kocanın tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını talep ve dava etmiş, başvuru harcını da yatırmıştır. Buna göre davalı-davacı kadının usulüne uygun olarak açmış olduğu bu dava ile ilgili tefhim edilen kararda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bendinde gösterilen sebeple davacı- davalının yetkisizlik kararına yönelik temyiz isteğinin REDDİNE, tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davası yönünden yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalı-davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 12.12.2012 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Davalı-davacı kadının bağımsız olarak açılıp, kocanın boşanma davası ile birleştirilmesine karar verilen Türk Medeni Kanununun 199. maddesine dayalı "kocanın tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davası" davası hakkında mahkemece bu konuda usulünce açılmış bir dava bulunmadığı belirtilerek, bu dava hakkında işlem yapılması gerekmediği açıklanmış; nihai karara ilişkin kısa ve gerekçeli kararda hüküm sonucu olarak bir karar verilmemiştir. Oysa, davalı-davacı kadının harcını da yatırmak suretiyle, usulünce açtığı ve boşanma davasıyla birleştirilen "eşin tasarruf yetkisinin sınırlandırılması" hakkında bir davasının mevcut olduğu görülmektedir. Mahkemece verilen yetkisizlik kararının sadece boşanma davasına mı, yoksa her iki davaya mı özgü olduğu açık değildir. Birleştirilen bu dava hakkında sadece ara kararı ile hüküm verilmesi doğru olmadığı gibi; "hakim talep konularından her birisi hakkında karar vermekle ve açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm oluşturmakla yükümlüdür (HMK.m.297/2)" şeklindeki usul kuralına aykırı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bu durumda; mahkemece verilen yetkisizlik kararı çelişkili olduğundan; usulüne uygun karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır. Hükmün değişik bu gerekçeyle tümüyle bozulması gerektiğini düşünüyorum.
Full & Egal Universal Law Academy