MAHKEMESİ :Bünyan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :4.7.2012
NUMARASI :Esas no:2012/5 Karar no:2012/108
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (kadın) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Haysiyetsiz hayattan söz edilebilmesi ve bu sebeple boşanma kararı verilebilmesi için, başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş olması ve bu şekilde yaşamanın az veya çok devamlılık göstermesi gerekir. Davalının hafif meşrep davranışlar gösterdiği, başka erkeklerle SMS yoluyla ve sanal ortamda çok sayıda görüşmeler yaptığı, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalının gerçekleşen bu davranışları ve toplanan deliller haysiyetsiz hayat sürdüğünü kabule yeterli görülmemiştir. Ne var ki; gerçekleşen bu davranışların Türk Medeni Kanununun 185 'nci maddesinde yer alan evlilik birliğinin mutluluğunu sağlama ve eşine sadık kalmak yükümlülüğünü ihlal ettiği ve evlilik birliğini ve ortak hayatı sürdürmesi diğer eşten beklenmeyecek derecede temelinden sarstığı da açık ve tartışmasızdır. Haysiyetsiz yaşama ilişkin özel sebep, aynı zamanda Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan genel nitelikteki boşanma sebebini de oluşturur. Davanın, açıklanan özel sebebe (TMK. md. 163) dayalı olarak açılmış olması, delillerin bu sebeple boşanma kararı verilmesine yeterli olmaması durumunda, genel boşanma sebebiyle boşanma kararı verilmesine engel değildir. Davalının kusurlu davranışlarıyla evlilik birliği temelinden sarsıldığına göre, Türk Medeni kanununu 166/1. maddesi çerçevesinde tarafların boşanmalarına karar verilmiş olması sonucu bakımından doğru bulunmuş, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının açıklanan sebeple reddi ile boşama kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması gerekmiş (HUMK. md. 438/9), aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları da yersiz bulunmuştur.
2-Tarafların müşterek çocukları Damla, Fatma ve Murat sırasıyla 2003, 2004 ve 2011 doğumludurlar. Yaşları itibarıyla ana bakım ve şefkatine muhtaç durumdadırlar. Mahkemece alınan uzman raporunda, çocukların duygusal bakımdan annelerine bağımlı oldukları, gelişmeleri için bu bağın sürdürülmesinin gerekli ve annenin velayeti altında bırakılmalarının menfaatlerine uygun olduğu bildirilmiştir. Mahkemenin velayeti babaya bırakırken, dayandığı gerekçeler çocukların bedeni ve ruhi gelişimleri bakımından ciddi tehlike teşkil etmemektedir. Bu bakımdan çocukların velayetlerinin anne yerine, babaya bırakılması isabetli bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalının bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yukarıda l. bentte gösterilen sebeple reddi ile boşanma hükmünün gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle ONANMASINA temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.18.04.2013 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı 6.1.2012 tarihli dava dilekçesinde açmış olduğu boşanma davasında dayanılan hukuki sebebi (HMK. md. 119/1-9) "haysiyetsiz yaşam nedeniyle boşanma" olarak açıklamıştır.
Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Başka bir şeye karar veremez (HMK. md. 26/1).
Yerel mahkeme tefhim ettiği kısa kararda davacının davasını Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca kabul ettiğini açıkladığı gibi gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da davayı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmüne göre kabul ettiğini tekraren ifade etmiştir.
Anlaşmalı boşanma (TMK.md. 166/3) hukuki sebebine dayalı (HMK. md. 119/1-g) bir dava bulunmadığı halde bu hukuki sebebe dayalı olarak karar verilmesi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26/1. maddesi hükmünü yok saymakdır. Yapılacak iş DAYANILAN HUKUKİ SEBEBE GÖRE olumlu ya da olumsuz bir karar vermekten ibarettir.
Temyiz edilen hükmün bu gerekçe ile bozulmasına bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden YEREL MAHKEME yerine geçerek delilleri YARGITAY'ın değerlendirmesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre mümkün değildir.
Farklı düşünüyorum.