MAHKEMESİ :Of Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :19.09.2012
NUMARASI :Esas no:2011/82 Karar no:2012/373
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı vekilinin 28.09.2011 tarihli tanık listesinde gösterdiği tanıklardan Ayşe ve Hüseyin mahkemece dinlenmemiştir. Davacı vekilinin bu tanıklardan vazgeçtiğine dair bir beyanı bulunmamaktadır. 28.09.2011 tarihli oturumda verilen ara kararı, tanıkların davetiye giderlerine ilişkin olmayıp "yol ücretine" ilişkindir. Takip eden oturumda da, davacı tanıklarına davetiye çıkarılması yönünde ara kararı alınmış olmakla birlikte, bunun gerektirdiği masrafın yatırılması için davacı vekiline herhangi bir mehil de tanınmamıştır. Bu durumda, davacı vekiline, delil listesinde bu tanıkların adresleri gösterilmediğinden, adreslerini göstermesi için kesin süre verilmesi (HMK.m.240/3) bu süre içinde adres gösterilmez ise veya gösterilen adres doğru değil ise, bu tanıkların dinlenmesinde vazgeçmiş sayılması, adres gösterdiğinde tanıkların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243-245'nci maddelerinde gösterilen usulde çağrılıp dinlenmeleri ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, açıklanan yönlerde işlem yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin, istek üzerine veya re'sen Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi çerçevesinde aldığı geçici önlemler, lehine önlem alınan tarafın aksine bir beyanı yoksa veya önlemi gerektiren sebep ortadan kalkmadıkça dava süresince geçerli olur. Başka bir ifade ile boşanma yönünde verilen karar kesinleşinceye kadar devam eder. Bu husus gözetilmeden, herhangi bir gerekçe de gösterilmeden davacı yararına 20.04.2011 tarihli oturumda ara kararı ile dava tarihinden geçerli olmak üzere tayin edilen tedbir nafakasının hükümle kaldırılmasına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Davalı vekili, 04.07.2012 tarihli oturumda, davacının dava dilekçesiyle talep ettiği çeyiz eşyalarını istediği zaman gelip alabileceğini söylemiştir. Bu beyan davacının, dava dilekçesiyle talep ettiği ve dilekçesi ekinde (4) kalem halinde saydığı çeyiz eşyalarına ilişkin talebinin kabulü anlamındadır. Bu husus nazara alınmadan davacının çeyiz eşyası talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (1.), (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, (1.) bentteki bozma nedenine göre davacının ziynetlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26.04.2013(Cuma)
Full & Egal Universal Law Academy