MAHKEMESİ :Beykoz Aile Mahkemesi
TARİHİ :27.09.2012
NUMARASI :Esas no: 2010/1097 Karar no:2012/915
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, kusura ilişkin değerlendirme, velayete ilişkin düzenleme ve davalı yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü temyiz eden davacı H.K.vekili Av. E. G.geldi. Karşı taraf davalı G.K.ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle, kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece uzmanlardan ve çocuk ruh sağlığı uzmanı doktordan alınan tüm raporlardan müşterek çocuğun velayetinin anneye bırakılmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirilmesine, dosyada annenin velayet görev ve sorumluluğunu ifa edemeyeceğine ilişkin ciddi sebep ve deliller mevcut olmadığına göre, velayetin anneye bırakılmasına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2-Davalı, 15.10.2010 tarihli cevap dilekçesinde, davacıdan ayırmaksızın 21.000 TL. maddi ve manevi tazminat istemekle, talebini bu miktarla sınırlamıştır. Tazminat miktarlarını ayırmadığına göre talep edilen miktarın yarısının maddi, yarısının da manevi tazminat olduğunun kabulü gerekir. Maddi tazminatın sonradan artırılması fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olması halinde mümkündür. Manevi tazminat ise bölünemeyeceğinden fazlaya ilişkin hak saklı tutulmuş olsa bile artırılması mümkün değildir. Bu bakımdan davalının sonradan bu miktarları artırmış olması maddi tazminat yönünden de fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadığına göre geçerli kabul edilmemiştir. Bu duruma göre hakim, başlangıçtaki taleple bağlıdır. Talepten fazlaya hükmolunamaz (HMK.md.26). Bu yön gözetilmeden talepten fazla maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalının, tazminatlar için faiz talebi bulunmamaktadır. Talep dışına çıkılarak hüküm altına alınan tazminatlar için yasal faize hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 990 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.10.2013 (Cuma)