MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma-Mal Rejiminin Tasfiyesi-Kişisel Alacak
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat, maddi tazminat ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; kendi karşı boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ile vekili Av.... ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av.... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kocanın mahkemece belirlenen kusurları yanında eşine hakaret ettiğide anlaşılmaktadır. Bu durum davacı-davalı kadının kişilik hakkına saldırı niteliğinde olup, davacı-davalı kadın yararına tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak uygun miktarda manevi tazminat (TMK.m.174/2) takdiri gerekirken bu talebin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece davalı-davacı kocanın karşı boşanma davasının cevap süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle yatırılan harcın iadesine kararı verilmiştir. Kural olarak, "karşı dava", esas davaya cevap süresi içinde açılmalıdır (HUMK.md.203; HMK.md. 133/1). Cevap süresi içinde açılmayan karşı davanın ayrılmasına karar verilir (HMK.md. 133). Ancak, boşanma davalarında; tarafların kusurlarının belirlenmesi, boşanmanın fer'i (eki) niteliğindeki, maddi ve manevi tazminat (TMK.md.174/1-2), yoksulluk nafakası (TMK.md.175), velayet gibi taleplerin sağlıklı olarak değerlendirilip isabetli karar verilebilmesi, bir kısım taleplerin de incelenmez hale gelmemesi için; kural olarak, boşanma konusunda birden çok dava varsa, bunların birlikte görülmesi; hem adaletli bir karar için, hem de usul ekonomisi bakımından gereklidir. Süresinde açılmayan karşı boşanma davasının ayrılmasına karar verilse bile, ayırma kararı verilmeyip, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166/1. maddesi uyarınca tekrar birleştirilmesine karar verilmesi gerekeceğinden, davanın ayrılmasında da "usul ekonomisi" ilkesi gereğince, bir yarar bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, süresinde açılmamış olsa bile, karşı boşanma davasının esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece karşı davanın esasına girilmemiştir. Ne var ki; davalı-davacı koca, kadın tarafından açılan asıl davadan verilen boşanma kararını temyiz etmediğinden, karşı boşanma davasının konusu kalmamış; bu nedenle karşı dava hakkında yeniden karar verilmesine gerek bulunmamaktadır. Ne var ki, konusuz kalan karşı boşanma davasında; Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33/1. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre; yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin hükme bağlanması gerekeceğinden; karşı davaya ilişkin hükmün sadece bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davacı-davalı kadın yararına, 3. bentte gösterilen sebeple davalı-davacı koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, taraf vekilleri duruşmaya geldiklerinden duruşma için takdir olunan 990 TL. vekalet ücretinin ...'dan alınıp ....'a ve 990 TL. vekalet ücretinin de ...'tan alınıp...'a verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.10.2013(Cuma)
Full & Egal Universal Law Academy