MAHKEMESİ :Antalya l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :11.06.2012
NUMARASI :Esas no:2010/1046 Karar no:2012/678
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından kusur belirlemesi, ziynet, eşya alacağı ve vekalet ücreti yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kocanın kabul edilen davası, para alacağı, yoksulluk nafakası ve manevi tazminat ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın Yargıtay bozma ilamından sonra, birleşen ziynet ve para alacağı davası yönünden 24.12.2010 tarihli delil listesinde gösterdiği tanıkları S.A. A.Ö.ve İ. A. dinlenmesinden vazgeçmemiş, aksine 16.02.2012 tarihli dilekçesinde dinlenmesini istemiştir. Yasal sebep bulunmadıkça gösterilen tanığın dinlenmemiş olması savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. O halde, adı geçen davalı tanıklarının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243. ve devamı maddelerinde gösterilen usul çerçevesinde dinlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken kadının ziynet ve para alacağı davası yönünden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
4-Davalı-davacı kadının eşya davası kabul edilmiş ve eşyaların aynen iadesi veya bedellerine hükmedilmiş olmasına rağmen cins, miktar ve bedelleri ayrı ayrı gösterilmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. Maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.01.2013 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy