MAHKEMESİ :Diyarbakır 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :08.10.2012
NUMARASI :Esas no:2012/27 Karar no:2012/146
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından tümü yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü temyiz eden davalı M.E.vekili Av. S.Ç.ve karşı taraf davacı K.E.vekili Av. B.İ. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, boşanmaya neden olan olaylarda davalı kocanın tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden davalıdan kaynaklanan davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir hadisenin varlığı kanıtlanmamış ve Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları gerçekleşmemiştir. Davacı kadının manevi tazminat isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır.
3-Davacı, ziynet eşyasının davalıda olduğunu ileri sürmüş, davalı ise sekiz adet bileziğin tüp bebek tedavisi için bozdurulduğunu, diğer ziynetlerin ise davacı tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olduğunu ispat yükü altındadır. Olayda kadın davalının kabulünde olan 8 adet bilezik dışında diğer ziynet eşyalarının zorla elinden alındığını, götürülmesine engel olduğunu ispat edememiştir. Mahkemece 8 adet bilezik dışında diğer ziynetler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken tamamının kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4-İhtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir (HMK md. 389/1). Mahkemece dava konusu olmayan davalı koca adına kayıtlı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması da doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.10.2013 (Cuma)