MAHKEMESİ :Ordu Aile Mahkemesi
TARİHİ :11.10.2012
NUMARASI :Esas no:2010/529 Karar no:2012/617
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalının, kocasına "kavat, şerefsiz, pezevenk" şeklinde sözler söyleyerek, hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; "davacının bir başka kadınla ilişkisi olduğu, sadakat yükümlüğüne aykırı davrandığı" sabit görülmüş, bu sebeple, oluşan geçimsizlikte "tam kusurlu" kabul edilerek dava reddedilmiştir. Davacının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, bu sebeple kusurlu olduğu sûbut bulmuş ise de, kocanın sadakatsiz tutumu, davalıya eşine hakaret etme hakkı vermez. Davanın bu sebeple reddi, sonucu bakımından davalıya bundan sonra da davacıya saldırma imkanı verir. Bu ise bizzat ihkakı hakka imkan vermek sonucunu doğurur. Gerçekleşen olaylara göre, evlilik birliğinin devamı eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca, davacının ağır kusurlu sayılmasını gerekli kılan tutum ve davranışları yanında, davalının da kusurlu davranışlarıyla ulaşılmıştır. Davalının, kocasına "köpek gibi çalışıp bana tazminat ödeyeceksin" şeklindeki sözleri karşısında davaya karşı koyması, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında davalı bakımından da korunmaya değer bir yarar kalmadığı görülmektedir. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi gereğince tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.05.2013 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy