MAHKEMESİ :Ankara 9. Aile Mahkemesi
TARİHİ :15.12.2011
NUMARASI :Esas no:2010/1748 Karar no:2011/1647
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık vukuunda, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK.m.182/2). Bu hususu hakimin, görevi gereği kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Ortak çocuklar L. N.. ile S. H..'nin velayetleri davalı babaya bırakıldığı ve dava yargılama süresince de bu çocukların davalı babayla birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Davacı annenin çalıştığı ve düzenli bir gelirinin bulunduğu da sabittir. O halde dava süresince davalı babaları ile birlikte yaşayan müşterek çocuklar için ara kararı ile takdir edilen tedbir nafakalarının karar tarihinden itibaren kaldırılması, yine velayetlerin kullanılması davalı babaya bırakılan ortak çocuklar L. N..ve S. H.. için boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren iştirak nafakasına hümedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple nafakalar yönünden BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer yönlerin ise yukarıda 1.bentte belirtilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 08.03.2012 (prş)..
KARŞI OY YAZISI
Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılma zorunluluğu, mali gücü varsa söz konusu olur (TMK.m.182/2). Davacının, Türkiye'nin Minsk Büyükelçiliğinde "hizmetçi" olarak sözleşmeli çalıştığı, aylık 900 dolar gelirinin bulunduğu, bunun 400 dolarını kira gideri olarak sarfettiği, davalı babanın ise ticaretle uğraştığı, ekonomik durumun davacıya göre oldukça iyi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, yeterli ve sürekli gelire sahip değildir. Bu bakımdan çocuklara iştirak nafakası ödemekle sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin bozma kararına katılmıyorum.