MAHKEMESİ :Denizli 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :24.11.2011
NUMARASI :Esas no: 2010/746 Karar no:2011/889
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; tarafların karşılıklı birbirine hakaret ettikleri, davalı kadının eşinden sürekli maddi taleplerde bulunduğu, tanık H..B...’nun ifadesine göre davacı kocanın da evlik birliği sona ermeden başka bir bayanla yaşamak suretiyle sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılmaktadır (TMK.md.185/1). Gerçekleşen bu durum karşısında davacının, davalıya oranla daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Boşanmada davacı daha ağır kusurlu olduğuna göre, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı yararına tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları ile kusur dereceleri dikkate alınarak uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK.md.174/2) tazminat takdiri gerekirken, davalının bu isteklerinin reddedilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda2. bentte gösterilen sebeple kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 04.10.2012 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Boşanma davalarında dava dilekçesinde dayanılmayan vakıalara dayanılamayacağı bile temel usul kuralı iken "davadan sonra" gerçekleşen vakıalara evleviyetle dayanılamayacağı izahtan varestedir.
Değerli çoğunluğun "aksi düşüncesine" katılabilme olanağım bulunmamaktadır.
Full & Egal Universal Law Academy