MAHKEMESİ :İstanbul 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :19.11.2009
NUMARASI :Esas no:2007/395 Karar no:2009/995
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı eşin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davası, boşanma davasından ayrılarak oluşturulmuştur. Davacı maddi ve manevi tazminat isteğini, boşanmanın eki (fer'i) niteliğindeki Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesine dayandırmıştır. Boşanmanın eki olan tazminat taleplerine ilişkin davanın, boşanma davasından ayrılmasına karar verilmesi doğru değil ise de; bağlı olduğu ana dava niteliğindeki taraflar arasındaki boşanma davası İstanbul 2. Aile Mahkemesinin 24.7.2007 gün ve 2005/903 esas, 2007/573 karar sayı ile karara bağlanmış olup boşanma hükmü 25.12.2007 tarihinde kesinleşmiş bulunmasına göre davaların tekrar birleştirilmesi imkanı ortadan kalkmıştır. Bu durumun zorunlu gereği olarak davacının maddi ve manevi tazminat isteğinin ana dava olan boşanma davasında toplanan deliller ve verilen karar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Boşanmanın eki olan maddi ve manevi tazminatı düzenleyen Türk Medeni Kanununun 174. maddesi incelendiğinde; manevi tazminatın sadece para olarak ödenmesi istenebileceği halde, maddi tazminat için böyle bir sınırlama bulunmamaktadır. O halde maddi tazminatın ayın (eşya) olarak ödenmesinin istenmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Açıklanan şekilde maddi tazminatın ayın olarak istenmesi halinde; ayının (eşyanın) dava tarihindeki değeri, maddi tazminat isteminin tavan değerini oluşturur ve ayının değerinden fazlasına hükmedilemez.
Davacı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 75. maddesi çerçevesinde yaptığı açıklamada, maddi tazminat talepleri ödemesine esas ayın olarak bildirdiği taşınmazın 1/2 payının karşlığını 102.500 TL. olarak açıklamıştır. Bu miktarın 80.000 TL.'sinin maddi tazminat, 22.500 TL.'sinin ise manevi tazminat karşılığı olduğunu bildirmiştir. Davacı ayrıca 19.11.2009 tarihindeki beyanıyla tazminat taleplerinin ayın olarak karşılanmaması halinde; bildirdiği bedele göre tazminatların para olarak da ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davacının bu beyanı talebin açıklanması niteliğinde olup; davanın genişletilmesi olarak da değerlendirilemez.
Davacının tazminat talepleri boşanmanın fer'i (eki) olarak; bağımsız bir talep olmayıp; boşanma davası içinde istenmiş olduğundan ayrı harç ve vekalet ücretine de tabi değildir.
Yukarıda yapılan açıklamalar mahkemece kesinleşen boşanma davasındaki deliller ve kabule göre; davacının ayın olarak ödenmesini istediği maddi tazminat talebinin Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesindeki koşullar çerçevesinde incelenmesi, davacının ayın olarak ödetme talebinin haklı bir nedeni bulunmadığı ve bu nedenle ayın olarak ödeme isteği kabul edilmediği takdirde ise; talebin reddedilmeyip, uygun miktar para olarak ödetmeye de karar verilebileceğinin gözetilmesi,;aynı şekilde manevi tazminat talebi bakımından Türk Medeni Kanununun 174/2. maddedeki koşullar çerçevesinde inceleme yapılarak para olarak uygun bir manevi tazminata karar verilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.03.2012 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy