MAHKEMESİ :Kayseri l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :28.12.2011
NUMARASI :Esas no:2011/771 Karar no:2011/1197
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece velayetleri anneye bırakılan ortak çocuklar H.. İ....15.12.1996 , A.. 14.04.1998 , Sıla 04.01.2004 ve S... 14.10.2005 doğumludur. Yaşları gözönüne alındığında çocuklardan H.. İ..ve A... idrak çağındadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerine ilişkin konularda görüşünün alınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Velayet çocukların kendilerini ilgilendiren konuların başında gelir. Diğer yandan, velayet düzenlemesine konu birden fazla çocuk olması durumunda; çocukların üstün yararı gerektirmedikçe, kardeşlerin birbirlerinden ayrılmamaları gerekir. Velayet düzenlemesine konu çocuğun görüşüne başvurulması gerektiği takdirde; hakim bu konuda çocuğu bizzat dinleyebileceği gibi; bu konuda uzman ya da uzmanlara ( 4787 s. Kanun. md. 5) inceleme yaptırıp rapor da aldırabilir. Bu ilkeler gözetildiğinde mahkemenin idrak çağında olan çocukların velayet konusundaki görüşleri öğrenilmeden, idrak çağında olmayan çocuklar bakımından da hiç bir inceleme yapılmadan eksik inceleme ile ortak çocuklar H..İ..., A.., S..ve S...'ın velayetleri konusunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerekmiştir.
3-Taraflara ait nüfus kaydında "ortak çocukları" olarak kayıtlı olduğu görülen 8.10.2002 doğumlu M..'ın velayetiyle ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Gerekçe olarak " bu çocuğun davalı kocanın bir başka kadınla evlilik dışı ilişkisinden doğmuş olduğu " gösterilmiştir. Resmi siciller, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur, sicil tashih edilmedikçe içeriği ile amel olunur (TMK.md.7) ve resmi sicillere aykırı düşecek şekilde karar oluşturulamaz. Bu çocukla ilgili kayıt düzeltilmediğine göre, sicilin içeriği doğru kabul edilerek, velayetinin düzenlenmesi gerekirken, bu yönde bir düzenleme yapılmamış olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, iştirak nafakasına yönelik hükmün bozma sebebine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.09.2012 (Pzt.)