MAHKEMESİ :Sincan 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :22.12.2011
NUMARASI :Esas no:2011/369 Karar no:2011/1057
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı; davalının emekli olduktan sonra kimseye haber vermeden birkaç kez evden ayrıldığını ve günlerce, bir defasında da beş ay boyunca eve gelmediğini, eşini ve çocuklarını maddi ve manevi zorluklarla karşı karşıya bıraktığını, eve geldiğinde de, eşini ve çocuklarını dövdüğünü, ağza alınmayacak sözlerle küfür ve hakaretlerde bulunduğunu, 27.Ocak.2011 tarihinde meydana gelen son olayda çok ağır, onur kırıcı sözler sarfettiğini ve yine şiddet kullandığını ileri sürerek, pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşamalarına karar verilmesini istemiş; mahkemece; " davanın Türk Medeni Kanununun 162. maddesine dayandığı" kabul edilmiş, davalının eşini zaman zaman dövdüğü ve hakaret ettiği anlaşılmakla birlikte, bu davranışların pek kötü veya onur kırıcı davranış boyutlarına ulaşmadığı, geçimsizlik sebebi olabilecek davranışlar olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş; hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davalının zaman zaman eşine ve çocuklarına fiziki şiddet uyguladığı, eşine "mayası bozuk, sütü bozuk, şeytan tabiatlı " şeklinde sözler sarfettiği, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalının gerçekleşen bu davranışlarının, davacının vücut bütünlüğünü ve onurunu ağır biçimde zedelediği, sağlını ve ruhsal bütünlüğünü bozduğu tartışmasızdır. Bu bakımdan açıklanan davranışlar pek kötü ve onur kırıcı davranış niteliğinde olup, Türk Medeni Kanununun 162. maddesindeki boşanma sebebini oluşturur. Bu husus gözetilmeden isteğin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere bozma sonucu yönünden oybirliği, bozma gerekçesi bakımından oyçokloğuyla karar verildi.24.09.2012 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı, dava dilekçesindeki anlatımıyla; hem Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde düzenlenen “pek kötü ve onur kırıcı davranışı” şeklindeki özel boşanma sebebine, hem de Türk Medeni Kanunun 166/1-2. maddesindeki “evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ilişkin genel boşanma sebebine dayanmıştır. Türk Medeni Kanunun 162. maddesindeki pek kötü ve onur kırıcı davranış aynı zamanda evlilik birliğinin temelinden sarsıcı nitelikte olduğundan; bu tip bir davranışa maruz kalan eşin Türk Medeni Kanunun 162. maddeye dayanmayıp, bu olayları genel boşanma sebebi yaparak Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesine dayanması mümkündür. Ancak tersi durum her zaman geçerli değildir. Bu bakımdan; basit bir şiddet, çoğu aman hakaret ve aşağılama sözleri, süreklilik göstermeyen güven sarsıcı ve sadakatsizlik olayları Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinden boşanma için yeterli ise de; Türk Medeni Kanunun 162. maddeden boşanma için yeterli olmayabilir. Türk Medeni Kanununun 162. maddesindeki pek kötü ve onur kırıcı davranışın sürekliliği ve özel bir ağırlığının olması gerekir. Örneklemek gerekirse; fiziksel şiddetin sürekli ve zalimane olması, sadakatsizliğin sürekli olması, hakaret ve aşağılamanın iftira (suç atma) boyutuna varması gereklidir. Aksi halde; yasa koyucunun bu şekilde özel bir boşanma sebebine yer vermemesi gerekirdi. Bu bakımdan; mahkemenin davalı kocanın kusurlu davranışlarının Türk Medeni Kanunun 162. maddesindeki özel ağırlığa sahip olmadığına ilişkin kabulüne katılıyorum. Ne var ki, davacının Türk Medeni Kanununun 166/1-2.maddesindeki genel boşanma sebebine dayandığı da anlaşılmaktadır. Mahkeme bu yönde bir değerlendirme yapmamıştır. Mahkemenin toplanan delilleri Türk Medeni Kanunun 166/1-2. maddesinden açılan dava (talep) çerçevesinde de değerlendirip, boşanma isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi gerekirken; bu hususun üzerinde durmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Hükmün açıkladığım bu gerekçeyle bozulması gerektiğini düşünüyorum. Değerli çoğunluğun bozma görüşüne katılmakla birlikte bozma gerekçesine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy