MAHKEMESİ :Mersin 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :26.12.2011
NUMARASI :Esas no:2010/1173 Karar no:2011/1178
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından, velayet ve iştirak nafakası yönünden; davalı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ile tazminatlar ve yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Mahkemece boşanmaya neden olan olaylarda davalı kadının daha ağır, davacı kocanın eşine göre daha az kusurlu olduğu kabul edilmişse de; mahkemenin de sabit kabul ettiği olaylara göre davacı kocanın basit nitelikte eşine fiziksel şiddet uygulaması ve hakarette bulunmasına karşılık, davalı kadının da kocasına hakaret ettiği ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre, taraflar eşit kusurlu kabul edilmeleri gerekirken, davalı kadının daha fazla kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı kocanın temyiz itirazların incelenmesine gelince;
a-Velayeti anneye verilen ortak çocuk 1997 doğumlu E....yaşına göre idrak çağındadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri, kendilerini ilgilendiren konularda idrak çağındaki çocukların görüşünün alınması ve görüşüne gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Velayet çocukların kendilerini ilgilendiren konuların başında gelir. Çocuğun görüşünü mahkeme bizzat alabileceği gibi, bu konuda uzman veya uzmanlar (4787 S.Kanun md.5) yardımına da başvurabilir. Bu nedenle, mahkemece, velayet düzenlemesinde çocuğun görüşüne başvurulmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
b-Velayeti anneye verilen ortak çocuk E.... yargılama sırasında davacı baba yanında kaldığı halde, çocuk nedeniyle davalı anne yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi iştirak nafakasının başlangıcının da boşanma/velayetin tevdii kararının kesinleşmesi tarihi yerine dava tarihinden başlatılması da isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1/b bendinde gösterilen sebeple kusur belirlemesi ve buna bağlı yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden davalı kadın yararına, yukarıda 2/a ve b bentlerinde gösterilen sebeplerle de davacı koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24.09.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy