MAHKEMESİ :Sakarya 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :22.11.2011
NUMARASI :Esas no:2009/733 Karar no:2011/760
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kocanın kabul edilen boşanma davası, tazminatlar, nafakaların miktarı, ziynetler ve para alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden davacı-davalı kocanın düğünde takılan 5000 TL. takı parası salon ve düğün masrafları için harcadığını, kadına takılan 18 adet çeyrek altını ise bozdurup borcunu ödediğini savunmuştur. Düğünde takılan takı paraları ve ziynet eşyaları, taraflar arasında aksine bir anlaşma yoksa kadına ait sayılır. İade edilmeme koşuluyla verildiği kanıtlanmadıkça; bunların koca tarafından aile ihtiyaç ve borçları için bozdurulup harcanması; onu iade borcundan kurtarmaz. Kocanın bu savunması karşısında; düğünde takılan 5000,00 TL. ile 18 adet çeyrek altın yönünden davanın kabulü gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Y.a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran E.ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.22.11.2012 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni Kanununun 186/3. maddesine göre “Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.” Türk Medeni Kanunu prensip olarak kadın erkek eşitliğini kabul etmiş bu nedenle de “eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılacaklarını” hüküm altına almıştır. Öte yandan “Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” (TMK. md. 185/3)
Türk Medeni Kanunun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Somut olayda ispat yükünün davacı-davalıda olduğuna ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Bu nedenle ispat yüküne ilişkin genel kuraldan ayrılmayı gerektirecek bir sebepte bulunmamaktadır.
Düğünde takılan ziynet eşyaları ve paralar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Dava konusu edilen ve düğünde takıldığı iddia edilen ziynet eşyalarından 5.000,00 TL ile 18 adet çeyrek altının ailenin ortak giderleri için harcandığı davacı-davalı tarafından kabul edilmiştir. Ailenin ortak giderleri için davacı-davalı tarafından harcanan para ve ziynetlerin davalı-davacının rızası ile davalıya verildiğinin kabul edilmesi gerekir.
Ziynet eşyaları ve para nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davalı-davacıda bulunması gereken ziynet eşyalarının ve paranın aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile harcanması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davalı-davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davalı-davacıya aittir. Davalı-davacı kadının kendisine ait ziynet eşyalarının ve paranın rızası dışında ve iade şartıyla elinden alındığını ispat etmesi gerekir. Davalı-davacı da kendisine ait olan ve kural olarak kendisinde bulunması gereken paranın ve ziynet eşyalarının rızası dışında veya iade şartıyla davacı-davalı tarafından elinden alınındığını ispat edememiştir.
Davalı-davacı eş ailenin ortak giderleri için malvarlığından rızasıyla yaptığı katkıyı geri isteyemez. Davalı-davacının bu katkıyı kendisine ait para ve ziynet eşyalarıyla yapmış olması sonucu değiştirmez. Türk Medeni Kanununun 186/3. maddesinin somut olayda uygulanmamasını gerektirecek bir hukuki gerekçede yoktur.
Bu sebeple temyize konu hükmün 5000,00 TL para ve ziynet eşyalarına ilişkin bölümünün onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy