MAHKEMESİ :Dereli Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :21.10.2011
NUMARASI :Esas no:2009/55 Karar no:2011/294
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; davalı-davacı kadının kocasıyla artık birlikte yaşamak istemediğini bildirdiği, buna karşılık davacı-davalı kocanın da eşini köyde ailesi ile yaşamaya zorladığı ve eşinin ailesiyle görüşmemesi konusunda haksız istekte bulunduğu, bu olaylar nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve bu sonuca ulaşılmasında iki taraf da kusurlu olmakla birlikte davacı-davalı kocanın, davalı-davacı kadına göre daha fazla kusurlu olduğu, davalı-davacı kadının da boşanmayı istemesi karşısında evliliğin devamında korunmaya değer yarar kalmadığı ve davacı-davalı kocanın davası bakımından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Durum böyleyken mahkemece Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilmesi gerekirken; Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanmaya karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/son maddesi hükmün sonucu doğru olup da gerekçesi yerinde değilse Yargıtay'ın gerekçesini düzeltmek suretiyle hükmü onayabileceği kuralı gözönüne alınarak boşanma hükmünün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple davacı-davalı kocanın boşanmaya neden olan davranışları, davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilemez. Davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesi koşulları oluşmadığından, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde kabulü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Aksine bir anlaşma bulunmadıkça düğünde takılan ziynetler kadına aittir. Kadına ait ziynetlerin kocaya verilip ihtiyaçlar için harcanması durumunda bunların ide edilmek üzere kendisine verildiği koca tarafından kanıtlamadıkça ziynetlerin kadına iadesi gerekir. Davacı-davalı koca vekili; ziynetlerle ilgili olarak verdiği 21.4.2011 tarihli beyan dilekçesinde; 1 adet bileziğin kocanın kendi ihtiyacı, 3 adet bileziğin kadının sağlık harcamaları nedeni ile ve bir bileziğin de eve televizyon alımı için bozdurulup harcandığını, kalan üç adet bileziğin de davalı-davacı kadında kaldığını bildirmiştir. Bu durumda davacı-davalı koca, bozdurularak harcanan beş adet bileziğin kadın tarafından iade edilmemek üzere kocaya verildiğini; davalı-davacı kadın ise üç adet bilezik ile gerdanlık setinin evden normal şekilde ayrıldığından yanına almasına engel olunduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Davalı-davacı koca gösterdiği delillerle bozdurulup harcandığını belirttikleri ziynetlerin kocaya iade edilmemek üzere verildiğini kanıtlayamamıştır. Davalı-davacı kadın da gösterdiği diğer delillerle üç adet bilezik ile gerdanlık setine yönelik talebini kanıtlayamamış olup, ancak delil listesinde açıkça bu ziynetler yönünden "yemin" teklifin de bulunmuştur. Mahkemece davalı-davacı kadının ziynetleri ile ilgili talebi yönünden beş adet bilezik için iddiasını davacı-davalı kocanın ikrar içeren beyan dilekçesi ile kanıtlamış olduğu gözönüne alınarak, kalan üç adet bilezik ile gerdanlık seti içinde kendisine yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, teklif edilmesi ve karşı tarafın da yemin teklifini kabul etmesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddeleri uyarınca davacı-davalı kocaya yemini eda ettirilerek gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 3. bentte gösterilen sebeple manevi tazminat yönünden davacı-davalı koca lehine, 4. bentte gösterilen sebeple ziynetler yönünden davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, boşanmaya ilişkin hükmün yukarıda 2.bentte gösterilen sebeple gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.07.2012 (salı)
Full & Egal Universal Law Academy