MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Nafaka Artırımı - Kişisel İlişkinin Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 90.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 12.12.2012(Çrş.)
(Muhalif)
İştirak nafakasının arttırılması ile ilgili yerel mahkeme kararının onanması konusunda değerli çoğunlukla aramızda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.
Mahkeme, daha önce evli olan tarafların boşanmaları sonucu, velayeti anneye bırakılan ortak çocukla baba arasında kurulan kişisel ilişkinin, çocuğun psikolojik durumunu olumsuz etkilediği gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu sonuç, bir ebeveyn için; ağır bir karardır. Velayetin kullanılması ile ilgili olarak Türk Medeni Kanununda "koruma önlemleri" getirilmiştir (TMK md. 346-347). Açıklanan Yasa maddelerindeki koruma önlemleri sınırlı sayıda açıklanmamıştır. Hakimin, başvuru halinde çocuğun menfaatine en uygun düşecek önlemi araştırması ve uygulaması gerekir. Velayet hakkının veya kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması en son uygulanacak önlemlerdendir. Bunlardan önce, ara önlemler alınmasına yasal bir engel yoktur. Mahkemece, babayla görüşmesinin çocuğun üzerinde bıraktığı olumsuz etkinin giderilmesi amacıyla; sorunun belirlenerek, çocuk-ana-babanın birlikte psikolog veya psikiyatri uzmanına başvurup öneri ve tedavi almaları mümkün ve gerekli olduğundan; öncelikle taraflara böyle bir başvuru yaparak izlem ve tedavi sonuçları hakkında rapor sunmaları için uygun süre verilmesi ve son olarak, bu yöndeki uzman veya uzmanlardan rapor da alınarak sonuca gitmesi gerekir. Bu bakımdan; kararın eksik incelenerek verilmiş olduğunu ve bu nedenle bozulması gerektiğini düşünüyorum.