MAHKEMESİ :Üsküdar 3.Aile Mahkemesi
TARİHİ :20.12.2011
NUMARASI :Esas no:2011/547 Karar no:2011/788
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kadının reddedilen boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan tahkikat ve toplanan delillerden ve kocanın kendi beyanıyla da sabit olduğu üzere; davacı-davalı kocanın 2004 yılında başka bir kadınla yaşamaya başladığı, bu kadına ayrı ev temin ettiği, bu kadından 2007 yılında evlilik dışı bir çocuğunun olduğu ve halende bu kadınla yaşamaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Zina eylemi devam ettiğinden hak düşürücü sürenin başlaması söz konusu olmadığı gibi; kadının kocasının davranışına başlangıçta ses çıkarmaması, bu davranışı onayladığı anlamına gelemez. Davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 161. maddesinde düzenlenen "zina" hukuki sebebine dayalı birleşen boşanma davası kanıtlandığı ve bu nedenle davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken; yetersiz ve hukuksal dayanağı olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple; davalı-davacı kadının birleşen boşanma davası yönünden BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.08.10.2012 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Davalı-davacı kadının zina sebebiyle boşanma davası sürede açıldığı anlaşıldığından delillerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması gerekirken yerel mahkemenin yerine geçerek ayrıca delil değerlendirilmesinin Yargıtay tarafından yapılması usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Farklı düşünüyorum.
Full & Egal Universal Law Academy