MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, manevi tazminat miktarı ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden; davalı karşı davacı koca tarafından ise kusur belirlemesi, kadına verilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.03.2013 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf davacı-davalı ... vekili Av. ... gelidler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Karar davalı-karşı davacı vekili Av. ...’a 09.02.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı-karşı davacının ,Av. ...’dan başka iki avukatı daha bulunmaktadır. Av. ..., 23.02.2012 tarihinde rahatsızlandığı gerekçesiyle, temyiz süresi yönünden eski hale getirme talebinde bulunmuştur. Temyiz hakkını diğer davalı-karşı davacı vekillerinde yerine getirebilme imkanı bulunduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 95. madde koşulları gerçekleşmediğinden davalı-karşı davacı vekilinin eski hale getirme talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
2- Temyiz edilen karar temyiz eden davalı-davacıya 09.02.2012 günü tebliğ edilmiş ve fakat söz konusu karar yasada öngörülen (HUMK.432) onbeş günlük süre geçtikten sonra 27.02.2012 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir.
Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 432.maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Ne var ki Aile mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay'a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanun ile değişik 432/4.maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca (1.6.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 k. sayı ile) karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple davalı-davacının temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
3-Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple davalı-karşı davacı kocanın eski hale getirme talebinin reddine, 2. bentte gösterilen sebeple davalı-karşı davacı kocanın temyiz talebinin REDDİNE, yukarıda 3. bentte gösterilen sebeple hükmün ONANMASINA,duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin Hasan'dan alınıp ...'ye verilmesine, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden ...'ye yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'a geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14.03.2013 (Cuma.)
Full & Egal Universal Law Academy