MAHKEMESİ :Zile Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :17.1.2012
NUMARASI :Esas no:2010/453 Karar no:2012/18
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının ziynet ve çeyiz eşyaları yönünden temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kocanın eşini ailesi ile görüştürmediği, annesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı ve eşini istemediğini söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı kadın, dava dilekçesinde, davalı kocanın banka hesabında bulunan 25.826,71 TL.'nin yarısını, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi çerçevesinde talep etmiş ve alınması gerekli nispi peşin harcı da yatırmıştır. Boşanma davasının eki niteliğinde olmayan mal rejiminin tasfiyesine yönelik alacak taleplerine ilişkin davanın dinlenebilmesi için; Türk Medeni Kanununun 225. maddesinde açıklanan durumlardan birinin gerçekleşmiş olmasına bağlı olarak, eşler arasındaki geçerli bulunan edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi gerekmektedir. Boşanma, mal rejimini sona erdiren sebeplerden biridir. Dava dilekçesinde boşanma istemi de bulunulduğu gözetildiğinde mahkemece yapılacak iş; mal rejimine yönelik davanın ayrılması, boşanma davasının sonucunun bekletici sorun yapılması, boşanma kararı verilip kesinleştiği takdirde talebin incelenebilir hale geleceğinin gözetilerek; eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren (TMK.m.225/2) sona ereceğinden; istem konusunda inceleme yapılması ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar vermek gerekirken; yazılı şekilde henüz incelenebilir hale gelmediği gözetilmeden, istemin esası hakkında karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
4-Yukarıda 3. bentte açıklandığı üzere, sadece reddedilen ziynet ve çeyiz eşyaları talebi yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken; mal rejiminin tasfiyesi davasına ilişkin talebin de vekalet ücretinin hesaplanmasına esas alınması da doğru olmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle davacı lehine BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.11.2012 (Çrş.)