MAHKEMESİ :Antalya 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :21.12.2011
NUMARASI :Esas no:2011/120 Karar no:2011/1364
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kadının, davacı-davalı kocanın kabul edilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda;
a- Mahkemece yapılan yargılama sonucunda "davalı-davacı kadının, davacı-davalı kocayı yanılgıya düşürerek evlenmeyi sağladığı, bahaneler üreterek eşini sıkıntılı duruma düşürdüğü ve eşi tarafından açılan boşanma davasında eşi gelmediği halde gelmiş gibi işlem yapılmasına sebebiyet verdiği "davacı-davalı kocanın ise, eşine hakaret ettiği, misafirlerine olumsuz davrandığı, fiili ayrılık döneminde başka bir kadınla yaşamaya başladığı" gerekçeleriyle taraflar eşit kusurlu görülerek boşanmalarına karar verilmiş, karar davalı-davacı kadın tarafından her iki davaya yönelik olarak temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı kocaya yönelik olarak sabit görülen kusurlu davranışlara davacı-davalı koca tarafından süresinde itiraz edilmediğine göre mahkemece kabul edilen bu olgular davacı-davalı koca yönünden bağlayıcıdır. Toplanan delillerden davalı-davacı kadının eşine hakaret ettiği ve ayrılık döneminde eşini telefonla sürekli arayarak rahatsız ettiğinden dolayı hakkında kamu davası açılarak cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda; davacı-davalı kocanın daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki davacı-davalı kocanın boşanma davası yönünden TMK'nın 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğine göre verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK. md. 438/son) aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b- Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
c-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
2-Davalı-davacı kadının reddedilen tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı-davalı kocanın kusurlu davranışları nedeniyle ortak yaşamın kurulamadığı, davalı-davacı kadının ayrı yaşamakta haklılığını ispatladığı anlaşılmaktadır. O halde davalı-davacı kadının tedbir nafakası davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1/b, 1/c ve 2. bentlerinde gösterilen sebeplerle davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.11.2012 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy