MAHKEMESİ :Sarıkamış Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :18.11.2011
NUMARASI :Esas no:2011/146 Karar no:2011/376
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur, velayet, nafakalar ve tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Eşler birbirine sadık kalmak zorundadır. Bu yükümlülük evlilik birliği süresince devam eder. Dava 17.07.2008 tarihinde açılmış, davalı koca yargılama aşamasındaki beyanlarında davacı kadının bir başkasıyla gayri resmi olarak evlendiğini bildirmiştir. Davalının temyiz dilekçesine eklediği Sarıkamış Devlet Hastanesinin faturalarından da davacı kadının 24.08.2011 - 10.11.2011 tarihleri arasında gebelik tanısıyla hastanede tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Bu husus dikkate alınarak toplanan deliller hep birlikte değerlendirmek suretiyle tarafların kusur durumlarının tespiti gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılmasına ilişkin yazı cevaplarından tarafların müşterek çocuğu Z..'ün baba yanında kaldığı anlaşılmaktadır. Baba yanında kalan çocuk için baba aleyhine nafakaya hükmedilemez. Tarafların müşterek çocuklarının tarafların hangisinin yanında kaldığı tereddüde yer vermeyecek şekilde araştırılarak sonucuna göre nafakaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi çocuk lehine hükmedilen nafakanın hangi dönemi kapsadığı ve niteliği ( tedbir - iştirak) belirtilmeden nafaka hükmü kurulması da doğru görülmemiştir.
3-Dava sırasında baba yanında kaldığı anlaşılan müşterek çocuk Z. hakkında mahkemece uzman incelemesi de yaptırılarak deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle velayet hakkında düzenleme yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda l. 2. ve 3.bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.04.2012 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Davalı erkek temyiz dilekçesi ile "yeni delil" sunmuştur. Bu delil değerli çoğunluk tarafından bozma kararına esas alınmıştır.
Bu uygulamaya aşağıdaki gerekçelerle katılabilme olanağımız bulunmamaktadır;
1-Boşanma davalarında yargılama sırasında delil ibraz süresi içinde ileri sürülmeyen delillerin "temyiz aşamasında" ileri sürülmesi mümkün değildir.
2-Boşanma davalarında hakim işten el çektikten sonra bile delil ibraz hakkının sürdüğünün kabulü boşanma davalarında "sonsuz sayıda" delil sunma hakkını bahşedeceği ve devam eden bütün boşanma davalarını sonlanamaz duruma getireceği bilimsel bir gerçekliktir.
3-Türk Medeni Kanununun 185. maddesi hükmü bir " usul hükmü" olmayıp "genel hüküm" olduğu ise üzerine söz bile sarfetmeyi gerektirmeyecek bir gerçekliktir.
4-Boşanma hukukunda "yargılamanın her aşamasında" örneğin somut olayda olduğu gibi temyiz aşamasında delil sunulabileceğine ilişkin Türk Medeni Kanununun 184. ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun maddelerinde yer alan bir usul kuralı bulunmamaktadır. Nitekim bozma gerekçesinde bir "usul hükmüne" atıf yapılamamıştır.
Farklı düşünüyorum.
Full & Egal Universal Law Academy