MAHKEMESİ :Çeşme Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :20.12.2011
NUMARASI :Esas no:2010/253 Karar no:2011/409
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı kadının; boşanma ve ziynet alacağı konusunda harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış davası veya karşı davası bulunmadığı halde, bu talepleri hakkında bu konuda karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekide red hükmü kurulması doğru olmamıştır.
2-Davacı kocanın kabul edilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1 ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.11.2012 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy