MAHKEMESİ :Afyonkarahisar Aile Mahkemesi
TARİHİ :25.03.2010
NUMARASI :Esas no:2008/705 Karar no:2010/184
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar küçük M. B.'ın evlat edinilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Türk Medeni Kanununun 305. maddesi; bir küçüğün evlat edinilebilmesi için, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmasının gerektiğini, evlat edinmede herhalde küçüğün yararının bulunmasının şart olduğunu, 309. maddesi evlat edilinebilmesi için küçüğün ana, babasının rızasının alınmasının zorunlu olduğunu, 311/son maddesi; küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ana, babanın rızasının aranmayacağını, 316. maddesi de ; evlat edinmeye ancak esaslı sayılan durum ve koşulların kapsamlı bir şekilde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenlerin dinlenilmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verileceğini hükme bağlamıştır.
Mahkemece yukarıda sayılan hususların tamamı araştırılmış, annenin evlat edinmeye karşı çıktığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Toplanan delillerden anne D.'nün çocuğunu doğduğu gün kendi rızasıyla davacılara bıraktığı, iş bu davanın dava dilekçesinin kendisine tebliği aşamasına kadar çocuğunu hiç aramadığı ve almak için de bir girişiminin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davalı anne D.'nün Türk Medeni Kanununun 311/son maddesindeki annenin küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmediği açıktır. O halde davalı anne D.'nün salt evlat edinme isteğine karşı çıkması, rızasının olmadığını belirtmesi yeterli olmayıp, Türk Medeni Kanununun 311/2. maddesindeki durum gerçekleşmiş ve annenin rızasının aranmasına gerek bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece talebin kabulü ile; Türk Medeni Kanununun 311. maddesi uyarınca davalı anne D.'nün rızasının aranmasına gerek olmadığı kararıyla birlikte evlat edinmeye karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA,istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.05.2012(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy