MAHKEMESİ :Ankara 9. Aile Mahkemesi
TARİHİ :24.01.2012
NUMARASI :Esas no:2010/595 Karar no:2012/96
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü temyiz eden davalı S... G... ile vekillerinden Av. S... K... ve karşı taraf davacı İ... G... vekili Av. İ... Ş... Ö... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tarafın dinlenmeyen tanıklarını dinletmekten 07.12.2011 tarihli oturumda vazgeçtiği, davalı kadının mahkemece tespit edilen kusurları yanında davacı kocanın da güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu; ancak davalı kadının davacı kocaya nazaran daha fazla kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadın yararına dava tarihinden boşanma hükmünün kesinleşme tarihine kadar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 02.04.2013 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Dava, özel sebebe (TMK. m. 162) dayanmaktadır. Kanunda yer alan özel boşanma sebeplerinden biriyle açılmış bir boşanma davasında, bu özel sebebin bütün kanuni unsurlarıyla gerçekleşip gerçekleşmediği önem taşır. Diğer taraf, dayanılan bu özel sebep yanında davacının da boşanmayı gerektirecek ağırlıkta bir kusurunu ispatlamış olsa bile, lehine boşanma sebebi gerçekleşmiş olduğu halde, bunu dava sebebi yapmadığına göre; artık bu husus, özel sebebe dayalı boşanma kararı verilmesinde ve sonuçlarında dikkate alınamaz.
Davalının, eşini ölümle tehdit ettiği, ona ağır sözlerle hakarette bulunuğu, bu eylemlerinden dolayı ceza mahkemesinde mahkum olduğu; ayrıca, “bakanın eşi” olduğunu söyleyerek birkaç kere VİP'den bir başka erkekle birlikte yurt dışına uçakla yolculuk yaptığı ve ordu mensubu olan kocası hakkında, dini bir cemaate ordu içinden bilgi sızdırdığı ve cemaat mensubu olduğu yönünde yazılı basına bilgi verdiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerle gerçekleşmiştir. Davalının açıklanan eylemlerinin Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde yer alan boşanma sebebini oluşturduğunda duraksama yoktur. Özel boşanma sebebi ispatlanmıştır. Bu bakımdan, hukuk hakimi için bağlayıcı olan ceza mahkemesinin “tehdit ve hakaretten” davalının mahkumiyetine ilişkin kararı karşısında; davalının dayanılan boşanma sebebini çürütmek amacıyla değil de, “davacının da kusurlu olduğunu” ispat etmeye yönelik gösterdiği delillerin ve kocanın kusurunun dikkate alınamayacağı düşüncesiyle sayın çoğunluğun, kocanın da kusurlu olduğuna ilişkin onama kararına yazdığı gerekçeye iştirak etmiyorum, Davalı yararına Türk Medeni Kanununun 169. maddesi çerçevesinde “geçimiyle ilgili” tedbir alınması gerektirici sebepler bulunmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da reddi gerektiği düşüncesiyle bu husustaki bozmaya da katılmıyorum. Bu sebeple davalının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma kararına da, iştirak etmiyorum
Full & Egal Universal Law Academy