MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacının, eşinin, kayınbabası ve kayın validesinin fiziki şiddetine maruz kaldığı, 2007 yılında gerçekleşen bu olay sonrasında tarafların birlikte yaşamaya devam ettikleri doğru ise de, bu süreçte davacının yaşadığı bu olayı gündeme getirerek " .. ben sizin yüzünüzden bu hale geldim" şeklinde sözler söyleyerek sürekli yakınması, devam eden süreçte de problemlerin sürdüğünü göstermektedir. Bu bakımdan, sözü edilen olay sonrası evlilik birliğinin devam etmiş olması, affetme olarak kabul edilemez. Davacının da sonrasında kocasına " öküz... o... çocuğu" şeklinde sözler söyleyerek küfür ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı ve yıkıcı etkisi karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK. md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.11.2012 (Per.)