MAHKEMESİ :Üsküdar 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :16.2.2012
NUMARASI :Esas no:2010/157 Karar no:2012/97
Taraflar arasındaki "boşanma", "ziynet alacağı" ve "kredi alacağı" davalarının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı koca tarafından; her iki boşanma davası, kusur belirlemesi, boşanmanın fer'ileri, mal rejiminin tasfiyesi, davacı-davalı kadının kredi alacağı ve kendisinin reddedilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle düğün sırasında hediye edilen ve bağışlanan tüm ziynetlerin kadına ait olduğundan, davalı-davacı kocanın ziynetlerle ilgili talebinin reddinin sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre davalı-davacı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde, 16.9.2009 tarihinde Garanti Bankasından, bireysel ihtiyac kredisi çektiğini, bu parayı araba alması için davalı eşine verdiğini, kredi borcunu 15.000 TL. olarak geri ödediğini belirterek bu miktarın davalıdan tahsilini talep etmiş, bilahare bu talebini ıslah ederek 14.981 TL. olarak karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bu talep kabul edilmiş, davalı-davacı koca tarafından da temyize getirilmiştir.
Davacı-davalı kadının alacak ile ilgili talebi davalı-davacı adına kayıtlı aracın alımı sırasında eşine ödünç olarak verdiği borcun tahsiline yöneliktir.
Bu istek ödünç verilen paranın Borçlar Kanunu uyarınca geri istenmesine ilişkindir. Bu açıklama karşısında davaya genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerekir. Aile Mahkemesinin görevine girmez.
Görev kamu düzeni ile ilgilidir. Yargılamanın her safhasında hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemece, davacı-davalı kadının bu talebi tefrik edilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer yönlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.11.2012 (Çrş.)