MAHKEMESİ :Van Aile Mahkemesi
TARİHİ :9.10.2009
NUMARASI :Esas no:2009/68 Karar no:2009/508
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı-karşı davacı (kadın) tarafından; lehine hükmolunan tazminatların ve nafakaların miktarları ve çocukla diğer taraf arasında tesis edilen kişisel ilişki yönünden, davacı-karşı davalı (koca) tarafından ise; yargılama giderleri, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve nafaka ile kendi tazminat isteği ve kişisel ilişki süresi yönünden temyiz edilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı (koca), açtığı boşanma davasından 23.2.2009 tarihinde feragat etmiş, mahkemece, kocanın davası hakkında 17.4.2009 tarihli oturumda ara kararı ile "feragat sebebiyle ret" kararı verilmiştir. Davadan feragat, kesin hükmün hukuki neticelerini hasıl eder (HUMK. m. 95/1). Feragatin açıklanan bu niteliği ve davaya son veren bir işlem vasfında olması, bu hususta nihai hüküm tesisini zorunlu kılar. Bu bakımdan, nihai kararda kocanın davası hakkında hüküm tesis edilmesi zorunludur. Mahkemece nihai kararla, bu hususta hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı ise de, bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanılgıya işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Tarafların temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince:
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı (koca)'nın, dava dilekçesinde yer almayan, sonradan verdiği 29.5.2009 tarihli karşı davaya cevap dilekçesindeki boşanmanın fer'i niteliğinde olmayan maddi tazminat isteğiyle ilgili usulüne uygun açılmış bir davası bulunmaması sebebiyle bu konuda mahkemece bir hüküm tesis edilmemiş bulunmasına, boşanmaya da kadının karşı davasının kabulü suretiyle karar verildiğinin anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı (kadın) yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
c-Davacı-karşı davalı (koca)'nın Van'da görev yaptığı, velayeti anneye bırakılan çocuğun ise anneyle birlikte Kayseri'de ikamet ettikleri anlaşılmaktadır. Taraflar farklı şehirlerde oturduklarına göre, velayet kendisine bırakılmayan baba ile çocuk arasında senede bir defa (1-31 Temmuz tarihleri arasında) tesis edilen kişisel ilişki, çocuğun menfaatine uygun olmadığı gibi, babalık duygularını da tatmine elverişli değildir. Sene içinde de en azından yarıyıl tatillerinde ve dini bayramlarda ve ayın belirli günlerinde babanın çocuğuyla kişisel ilişkisine imkan tanınması çocuğun yüksek yararına uygun düşer. Bu husus gözetilerek, farklı şehhirlerde oturmalarıyla ilgili açıklanan sürelerde de kişisel ilişki tesisi doğru ve isabetli olur. Bu yönün dikkate alınmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) maddenin (b) bendinde gösterilen sebeple davalı-karşı davacı (kadın) yararına, aynı maddenin (c) bendinde gösterilen sebeple de davacı-karşı davalı (koca) yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda (2.) maddenin (a) bendinde gösterilen sebeple ONANMA.SINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.12.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy